Türkiye Netflix’i Yasaklayan İlk Ülke Olabilir

Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) gerçekleştirdiği toplantıda "Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkındaki Yönetmelik" oy çokluğu ile kabul edildi.

Türkiye Netflix’i Yasaklayan İlk Ülke Olabilir

Yeni yönetmeliğe göre internetten yayın yapmak isteyenler RTÜK'ten lisans alacak. Yeni yönetmeliğe en çarpıcı eleştiri Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz'den geldi. Akdeniz, "Türkiye Netflix'i yasaklayan ilk ülke olabilir" dedi.

Söz konusu yönetmelik 24 maddeden oluşuyor ve internet üzerinden yapılan radyo ve televizyon yayını yapan kuruluşları ile isteğe bağlı (on demand) olarak tanımlanan izleyicinin istediği içeriği istediği zaman izleyebildiği platformlarla ilgili düzenlemeleri içeriyor.

Taslak yönetmelikte, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınlarını sadece internet üzerinden yapmak isteyen hizmet sağlayıcıların RTÜK’ten lisans alması gerektiği ve lisans başvurusunda sunulması gereken belgeler ile sürece dair ayrıntılar yer alıyor.

Ayrıca radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınları kendilerine ait bir internet adresi ve mobil uygulama üzerinden izleyiciler sunan kuruluşların da internet ortamından yayın iletim yetkisi alması şartı getiriliyor.

Yönetmeliğe yönelik ifadelerin muğlak ve ucu açık olduğu eleştirisi yapılıyor. Ayrıca internet ortamından yayın lisansı alan medya kuruluşlarının yükümlülükleri arasında “abonelerine ilişkin istenilen her türlü bilgi ve belgeyi vermesi” ifadesinin de yer almasının abonelerin ve izleme alışkanlıklarının kayıt altına alınabileceği yönündeki kaygı yarattığı da dile getiriliyor.

Yönetmeliği savunanlar ise bunun Avrupa Birliği’nin (AB) internet yayınlarıyla ilgili kısa bir süre önce yaptığı düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirildiğini ve amacın interneti değil, içeriği denetlemek olduğunu savunuyor.

“TÜRKİYE NETFLİX’İ YASAKLAYAN İLK ÜLKE OLABİLİR”

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz de yönetmeliğin anlaşılması zor ifadeler içerdiği eleştirisi yapan isimler arasında yer alıyor.

Taslağı okuduğunda “hiçbir şey anlamadığını” söyleyen Akdeniz, özellikle anlaşılmayacak şekilde yazıldığını ve ifadelerin muğlak bırakıldığını öne sürdü.

Yaman Akdeniz, yönetmeliği okuduğunda sadece isteğe bağlı yayın platformlarının değil, internet üzerinden video içeriği sunan haber sitelerinin kapsam dışı kaldığını ve kapatılamayacağını ya da erişim engellemesi getirilemeyeceğini net bir şekilde söyleyemediğini belirtti.

Akdeniz, “Eskiden erişim yasakları içerikle ilgiliydi. Bir siteye ya da URL’ye neden, kimin talebiyle erişim yasağı getirildiğini öğrenebiliyorduk. Şimdi mahkeme, (video yayını yapan haber kuruluşları da) dahil bazı sitelere lisansı olmadığı gerekçesiyle erişimi durdurabilir” dedi.

Yapılan düzenlemenin AB ile hiçbir ilgisi olmadığını da savunan Akdeniz, Türkiye’de halihazırda yürürlükte olan 5651 sayılı kanunla 200 binden fazla alan adının ve 150 binden fazla da URL’nin erişime engellediğini ve yeni yönetmeliğin bu yapıya ek olarak çıkarıldığını aktardı.

Akdeniz, “İnternete büyük sansür geliyor. Türkiye, Netflix’i yasaklayan ilk ülke olabilir. Şimdi bakalım Netflix ya da Amazon Prime gibi platformlar kendi içeriklerinde buzlama, çiçek koyma gibi talepleri kabul edecek mi?” dedi.

RTÜK ÜYESİ İLHAN TAŞÇI: BAZI İFADELER BELİRSİZ, YORUMA AÇIK

Yönetmeliği eleştirenler arasında yer alan RTÜK üyesi İlhan Taşcı, kullanılan bazı ifadelerin belirsiz ve yoruma açık olduğunu ancak bunun özellikle böyle tercih edildiğini düşündüğünü söyledi.

Taşcı, “Yönetmeliğin iki boyutu var: İlki yayınlar için lisans alınması, ikincisi de denetim aşaması. İlk kez internet mecrasından televizyon, radyo ve isteğe bağlı yayınlar denetim altına alıyor. Muhalefet etme nedenlerimizin birisi bazı ifadelerin belirsiz ve yoruma açık olması. Kişisel olarak bunun ileride bir baskı aracı kullanılmak üzere bir enstrüman olması için bir tercih olduğunu düşünüyorum” dedi.

Taşcı, 2007 yılında yürürlüğe giren 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un çocuk pornografisi, şiddet gibi katalog suçların denetimi için yeterli olduğunu da sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Halk Partisi kontenjanından 2017 yılında RTÜK üyeliğine seçilen Taşcı, itiraz ettiği bir diğer noktanın da internet ortamında yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcısı kuruluşlardan abonelere ilişkin bilgi ve belge istemesi olduğunu ifade etti.

Taşcı, “Bu madde, bu şekilde yürürlüğe girerse, Türkiye’de bir dijital fişleme ve kayıt altına alma çağı yaşanmaya başlayacak. RTÜK’ü kişilerin ne izlediği değil, sunulan yayınların içeriği ilgilendiriyor. Bu vahim bir durumdur ve kişisel olarak düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.