Bizimle iletişime geç
Sine Haber

Sine Haber

Türkan Şoray: Sinemaya Kırgınım

Türkan Şoray: Sinemaya Kırgınım

Kültür Sanat

Türkan Şoray: Sinemaya Kırgınım

Türk sinemasının efsane isimlerinden, Sultan lakaplı Türkan Şoray, kitabının ikinci baskısı için geçtiğimiz günlerde, İş Sanat Konser Salonu’nda düzenlenen basın tanıtımında idi.

Sinemam ve Ben adlı kitabının basın tanıtımında konuşan Türkan Şoray, sinemaya kırgın olduğunu, yazarlığı da çok sevdiğini belirterek, hayranlarına üzücü bir haber verdi.

Bundan sonra belki de sinema yapmam diyen Şoray, sinemada yaşanan sıkıntılara da değindi. Yönetmenliğini yaptığı, Uzaklarda Arama adlı filmde yaşadıkları hakkında konuşan Türkan Şoray, “Çok büyük haksızlıklar yaşanıyor sinema sektöründe. Bir tekelleşme var. Maalesef ki onun kurbanı olduk biz de. Kızım daha enerjik, genç. O, bu işe devam edecek ama ben biraz kırgınım. Yani sinemayı tamamen bıraktım da diyebilirim. Aslında kalbime göre katiyen sinemasız yaşamam mümkün değil ama o duygular içindeyim şu an.” dedi.

Sinema sektöründe eşitsizlik ve tekelcilik olduğunu vurgulayan Şoray, “Birtakım güçler ele geçirmiş sinemaları ve sinemacıları. Yani istedikleri filme destek oluyor, bazı filmleri önemsemiyorlar. Herkese eşit davranılmıyor. O yüzden de ben dizilerde de oynamayı düşünmüyorum. Diziler de dehşet bir yarış halinde. O kadar emek verilip çalışılıyor. Üç bölüm sonra kaldırılıyorlar. Bunlar çok yıpratıcı olaylar..” ifadelerini kullandı.

Yazmayı çok sevdiğini vurgulayan Şoray, bir sonraki kitabının konusuna da değinerek, şunları söyledi:

“Sinema, hayatı görsel anlatır. Yazar da kalemiyle anlatır. Yani birbirinden kopmayan şeyler aslında. Onun için yazarak anlatmak da bana çok güzel geldi. Yıllardır zaten kafamda hayalini kurdum. Sinemacı olarak hep bir şeyler kurarsınız. ‘Şöyle bir hikaye var, film yapsam’ diye düşünürsünüz. Benim büyükbabam Kafkasya’dan gelmiş, Çerkez. Burada Milli Mücadeleye katılmış bir yüzbaşı. İnanılmaz yakışıklı. Kafkas ama çakır gözlü. Avurtları çökük. Eldivenli resimleri var. Elinde kılıcı kalkanı. ‘Ay ne kadar yakışıklı’ diye hep bakıyordum. Annemin babası da Rumeli’den gelmiş. Aynı tarihlerde. O da tam keyif adamı. Atatürk’e benziyor. Elmacık kemikleri çıkık. Hafif sarışın. O da çakır gözlü. İstanbul’a gelmiş. Önce burada at üstünde ekmek satmış. Ondan sonra meyhane açmış. Böyle inanılmaz yakışıklı bir dedem bir büyükbabam var. Onların hayatları bana çok ilginç geliyor. Gerçek bir hikaye.”


Havacılık Yönetimi üzerine master programında yer alan, akademisyen adayı. Kültür sanat, televizyon, sinema ve magazin gibi kategorilerin haberciliğini yapmasının en büyük nedeni de bu alanlara yakından ilgisi. Amacı ise habercilik ilkelerinin korunduğu, haber okurlarına kaliteli ve yararlı haberleri sunmak.

Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Kültür Sanat

Yukarı